




Veysel Güney Resimleri
Gönderildi 08 May 2009 tarafından yilmazzKategoriler: Veysel Güney
Tags: Anasayfa, devrim, foto, fotoraf, güncedl, güncel, gündm, günlük, güregimiz sizinle, genel, haber, haberler, manset, resim, resimler, Türk devrimciler, tekyol devrim, Veysel Güney Resimleri
Veysel Güney Hayatı
Gönderildi 08 May 2009 tarafından yilmazzKategoriler: Veysel Güney
Tags: Anasayfa, devrim, foto, fotoraf, güncedl, güncel, gündm, günlük, güregimiz sizinle, genel, haber, haberler, manset, resim, resimler, Türk devrimciler, tekyol devrim, Veysel Güney, Veysel Güney Hayatı
Veysel Güney (d. 1957, Malatya, ö. 10 Haziran 1981, Gaziantep) Devrimci Yol’un İskenderun sorumlusudur. 12 Eylül askeri darbesinden sonra Gaziantep’e geçen Güney, burada kaldığı evde polis baskını ile yaralı olarak yakalanmıştır. Çatışmada ölen Teğmen Şahin Akkaya’nin faili olarak sıkı yönetim mahkemesinde yargılanan ve avukat tutmasına izin verilmeyen Güney, TCK’nun 450/9 maddesinin ihlali suçundan idam cezası almıştır. İnfazı 10 Haziran 1981 tarihinde saat 03:00’da Gaziantep E Tipi Cezaevi’nde gerçekleştirilmiştir.
Cenazesi ailesine teslim edilmeyen Güney’in mezarının akibeti için İstanbul 1. Bölge Millet Vekili Ufuk Uras 20 Şubat 2008 tarihinde meclise soru önergesi vermiştir.
Türk devrimciler
Gönderildi 08 May 2009 tarafından yilmazzKategoriler: Türk devrimciler
Tags: Anasayfa, devrim, foto, fotoraf, güncedl, güncel, gündm, günlük, güregimiz sizinle, genel, haber, haberler, manset, resim, resimler, Türk devrimciler, tekyol devrim
A
* Ahmet Saner
* Atilla Ermutlu
B
* Bedri Yağan
C
* Cihan Alptekin
D
* Deniz Gezmiş
* Doğan Özzümrüt
E
* Ercan Yurtbilir
* Erdal Eren
* Ertuğrul Karakaya
* Ertuğrul Kürkçü
E (devam)
* Ethem Nejat
F
* Fikri Sönmez
H
* Harun Karadeniz
* Hasan Yalçın
* Hüseyin Cevahir
* Hüseyin İnan
* Hıdır Aslan
K
* Kadir Cangızbay
M
* Mahir Çayan
* Mustafa Suphi
N
* Niyazi Aydın
O
* Oral Çalışlar
R
* Rıza Yürükoğlu
S
* Sinan Cemgil
* Sinan Kukul
T
* Tamer Arda
U
* Ulaş Bardakçı
V
* Veysel Güney
Y
* Yusuf Aslan
İ
* İbrahim Kaypakkaya
* İsmail Bilen (siyasetçi)
yusuf aslanın son mektubu
Gönderildi 20 Nis 2009 tarafından yilmazzKategoriler: Yusuf Aslan
Tags: Anasayfa, güncel, gündem, genel, haber, haberler, manset, tekyol devrim, yüregimiz sizinle, Yusuf Aslan, yusuf aslanın son mektubu

bütün akrabalara,
bu mektubumu okuduğunuz zaman artık aranızda olmayacağım.mektubumu senatonun idamlarımızı tasdik ettiğini öğrendiğim anda yazıyorum.şundan emin olmalısınız ki, bugüne kadar davama olan inancım sarsılmamıştır.sehpaya gidene kadar da en ufak bir sarsılma olmayacaktır. ben halkımın kurtuluşu ,türkiye’nin tam bağımsızlığı için savaştım.sizler beni tanıyorsunuz.bir yıldan beri bu bir avuç sömürücüler,vatan satıcıları,isbirlikçiler elindeki bütün imkanlarla bizi dışardan yardim gören, beyinleri yıkanmış,vatan haini,dışardan emir alan,bölücü,diye tanıtmaya ve halkımızdan bizi koparmaya çalıştılar.bu bir avuç azınlığa göre vatanseverlik :vatan satmak, yabancılarla işbirliği yapmak, nato’yu ve amerika’yi savunmak ,6. filoyu ağırlamak, milyonlarca köylünün geçimi olan haşhaş ekimini elinden almak,işçinin grev hakkini engellemek,amerika’ya ve emperyalizme hizmet etmektir. biz bunlara karşı çıktık.bunun için biz vatan haini, onlar yurtsever oldular. bizi bu mücadeleden dolayı, güya adil mahkemelerinde yargılayan ve yine adil kurumları eli ile asacak olanlar bilmelidirler ki . biz halkımızın kurtuluşu ve türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi uğruna şerefimizle bir defa öleceğiz.bizi asanlar şerefsizlikleri ile her gün ölecekler..
özel olarak babasına yazdığı son mektup:
sevgili babacığım,
bu mektubu aldığın zaman ben ebediyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. bir-buçuk seneden beri benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm. bu son olayı da metanetle karşılamanızı sadece dileyebiliyorum.
babacığım bu olaydan da annemin ve yücel’in senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. bunun için ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için hem de onlar için o kadar iyi olur. elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğlun, bir günde öldürülmesi kolay göğüslenecek bir olay değildir. fakat siz benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. ben bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. sizlerin de bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.
babacığım, annemin ve yücel’in senin desteklerine muhtaç olduklarını yukarıda söylemiştim. onları rahat ettirmek için bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. babacığım, burada şunu ilave edeyim ki, yücel’in hastalığından kendini sorumlu hissediyorum. yücel için her şeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da kuşkum yok. ablamlar için söyleyeceğim; fazla üzülmesinler, olayın sarsıntıları geçtikten sonra normal hayatlarını devam ettirsinler. mehtap’a ne diyeyim… benim için her zaman bol bol öpün.
babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları arasıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan çok memnun olurum. herbirisi oğlun sayılır. dışarda bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını unutmayacağını biliyorum.
mektubum burada biterken sizi, annemi, yücel’i, ablamı, aziz abiyi, mehtap’ı hasretle kucaklarım babacığım…
sağlıcakla kalın.
Deniz Gezmiş in son mektubu
Gönderildi 20 Nis 2009 tarafından yilmazzKategoriler: deniz gezmiş
Tags: Anasayfa, deniz gezmiş, Deniz Gezmiş in son mektubu, güncel, güncem, genel, haber, haberler, manset, tekyol devrim, yüregimiz sizinle
Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.
Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.
Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.
Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…) anlayacağını inanıyorum.
Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.
Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…
Oğlun Deniz Gezmiş
Yılmaz Güney hayatı
Gönderildi 20 Nis 2009 tarafından yilmazzKategoriler: Yılmaz Güney
Tags: Anasayfa, güncel, gündem, genel, haber, haberler, manset, tekyol devrim, yüregimiz sizinle, Yılmaz Güney, Yılmaz Güney hayatı

Sinema öncesi
Yılmaz Güney’in gerçek adı Yılmaz Pütün’dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.[1] Babası Zaza ve annesi Kürt olmakla birlikte kendisi asimile edilmiş Kürt’tü.[2]. 10 yaşındayken evden kaçarak Adana’daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul’ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikayeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz’ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.
16 Mart 1972 tarihinde hakkında açılan bir dava nedeniyle tutuklandı. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 14 Eylül 1974′de Yumurtalık ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu bir gazinoda tabanca ile öldürmekten 19 yıl hapse mahkûm olmuştur.
Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. 13. sayıdan itibaren ülkede ilan edilen sıkıyönetim sonucunda dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü 10 ayrı dava açıldı. İstenen ceza toplamı yüz yıl idi. 1981 Ekiminde izinli olarak çıktığı Isparta Cezaevi’ne bir daha dönmeyerek geri kalan yaşamını yurtdışında sürdürmüştür.
Sinemaya başlaması
Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan’ın Karasevdası’nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur.
İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir “Anadolu çocuğunun” otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad’ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu’dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.
Sürgün yılları
Yılmaz Güney 1972 yılında “devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı” gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974′te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu tabancayla vurarak öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976′da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışnda ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi.
12 Eylül döneminde kendi dergisi olan Güney’de yazdığı yazılardan dolayı yaklaşık yüz yıla yakın ceza istemiyle yargılanıyordu. 1981′de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrıldı ve yurt dışına kaçtı. Cezaevinden firar ettikten sonra Yol’un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali’nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra Duvar filmini Fransa’da çekti.
1984′te mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris’te geçirdi.
Deniz gezmis ask olsun sana çocuk!!!!(edip akbayram)
Gönderildi 20 Nis 2009 tarafından yilmazzKategoriler: videolar
Tags: Anasayfa, Deniz gezmis ask olsun sana çocuk!!!!(edip akbayram), deniz gezmiş, güncel, genel, haber, haberler, manset


